KAMU HUKUKU ALANINDA HAKLAR

•Hak kavramı hukukun bütün alanlarında karşımıza çıkmakta, hukuk biliminin en çok üzerinde durduğu ve tartıştığı kavramların başında gelmektedir. Hukukçular hak kavramının tanımı konusunda tam bir uzlaşmaya varamamışlardır. Hukuk doktrininde farklı kıstaslardan hareket ederek farklı tanımlar yapılmaktadır. Hakkı tanımlamaya yönelik, “irade teorisi”, “menfaat teorisi” ve “karma teori” olmak üzere genel kabul gören üç değişik teori bulunmaktadır.
•İrade teorisine göre hak, kişilere hukuk düzeni tarafından tanınan ve korunan bir irade kudretidir. Menfaat teorisine göre hak, hukuk düzeni tarafından korunan çıkardır. Karma teori irade teorisi ile menfaat teorisinin haklı yanlarını ele alarak geliştirilmiş bir teoridir. Buna göre hak, hukuk düzeni tarafından korunan ve faydalanılması sahibinin iradesine bağlı bulunan menfaattir.
•Hürriyet (özgürlük) insan fiilinin bir niteliğidir ve serbest insan fiili anlamına gelmektedir. Hak ise, bir şeyi talep edebilme bir şeyi yapmaya yetkili olmayı ifade eder. Bu anlamda hak, bireylere hukuk düzeni tarafından verilen bir irade kudreti, bir isteme yetkisidir.
•Haklar çeşitli açılardan sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır. Bu ayrımların en önemlilerinden biri düzenledikleri hukuk alanından hareketle yapılan ayrımdır. Bu açıdan haklar “özel hukuk hakları” ve “kamu hukuku hakları olmak üzere ikiye ayrılır.
•Kamu hakları konusunda en malum ve meşhur sınıflandırma ünlü alman hukukçu George Jellinek tarafından yapılan üçlü sınıflandırmadır. Jellinek, devlet ile birey arasındaki ilişkinin durumuna göre, temel hak ve hürriyetleri negatif statü hakları, pozitif statü hakları ve aktif statü hakları olmak üzere üçe ayırmaktadır.
•Koruyucu haklar adı da verilen negatif statü hakları, kişinin devlet tarafından aşılamayacak ve dokunulamayacak özel alanının sınırlarını çizen hak ve özgürlüklerdir.
•Pozitif statü hakları, kişilere devletten olumlu bir davranış, bir hizmet ve yardım isteme imkânını tanıyan ve buna karşılık da devlete sosyal alanda belirli görevler yükleyen yani devletin olumlu bir edimde bulunmasına bağlı olan haklardır.
•Katılma hakları” olarak da adlandırılan aktif statü hakları, kişilere siyasi görüş ve tutumlarını açıklama, örgütlenme, oy kullanma, seçme, seçilme ve referanduma katılma yollarıyla devlet yönetiminde söz sahibi olma ve kararlara katılma ya da etkileme imkânı veren haklardır.
•Tarihsel süreç içerisinde hak ve özgürlüklerin başlangıçtan günümüze kadar gelişimine göre haklar üç kuşak hâlinde ele alınmaktadır. Bu sınıflandırmada haklar, birinci kuşak haklar, ikinci kuşak haklar ve üçüncü kuşak haklar şeklinde sınıflandırılmaktadır.
•Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
•Savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamazKAMU HUKUKU ALANINDA HAKLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir