Biyolojik risk etmenlerinin iş sağlığına etkisi

•Biyolojik risk etmenleri yaşayan organizmalar ve/veya bu organizmaların
(genetik olarak değiştirilmiş olanlar da dâhil) ürünlerinden oluşur. Biyolojik
risk etmenleri virüsler, bakteriler, mantarlar ve bunların metabolizmaları
sonucu ortaya çıkardıkları ürünlerin yanı sıra vücutta iç ve dış parazit olarak
yerleşebilen asalaklar ile bitkileri de kapsar. Biyolojik risk etmenleri
enfeksiyon yapma risk düzeyine göre 4 risk grubunda sınıflandırılabilir.
Çalışma ortamlarında biyolojik risk etmenleri bazen çalışma düzeninin
gerekliliği olarak mecburen bulunurken çoğu zaman bunlara maruz kalma
kazara meydana gelmektedir.
•Bir çalışma ortamında yaşayan veya ölü insan veya hayvanların bulunması,
gıda, bitki, toprak veya su atıklarının mevcudiyeti biyolojik risk
değerlendirmesi yapılmasını zorunlu kılar. Bu nedenle bu tür materyallerle
temas oranı yüksek olan tarım, gıda endüstrisi, sağlık hizmetleri ve sosyal
hizmetler, veteriner hizmetleri, katı ve sıvı atık yönetimi, cenaze hizmetleri
gibi çalışma alanları biyolojik risk etmenlerinin yüksek olduğu iş gruplarıdır.
Türkiye’de biyolojik risk etmenleriyle karşılaşma riskine göre yapılan
değerlendirmelerde özellikle sağlık çalışanları, laboratuvar çalışanları ve
tarım işçileri üzerine yoğunlaşılmıştır.
•İş yerlerinde karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi ve uygun şekilde
değerlendirilmesi güvenlik sınıflandırmasına göre hem işverenin hem de
çalışanların uygun önlemleri alabilmesi açısından oldukça önemlidir. Avrupa
Birliği normlarına uygun olarak biyolojik risk etmenlerinin belirlenmesi ve
değerlendirilmesi yapılmalıdır. Bu değerlendirme sonucunda biyolojik risk
etmenleri ile sıklıkla karşılaşan işyerlerinde işveren, yapılan işin özelliğine
göre zararlı biyolojik etkenleri kullanmaktan kaçınmakla ve mevcut
bilgiler ışığında, biyolojik etkenleri kullanım şartlarında durumuna uygun
olarak çalışanların sağlığı için tehlikeli olmayan veya daha az tehlikeli olanlar
ile değiştirmekle yükümlüdür. İş yerlerinde karşılaşılabilecek biyolojik risk
etmenlerine karşı hem işverenin hem de çalışanların alması gereken
önlemler mevcuttur. İşveren başta işe giriş ve aralıklı kontrol muayeneleri
olmak üzere periyodik taramalarla duyarlı kişileri saptamalıdır. Tüm çalışan
personelin eğitimi hem işe başlarken hem meslek içi eğitim programları ile
yapılmalıdır. İşçilerin çalışırken uyacakları hareket tarzlarının belirlenmesi ve
çalışanlara bildirilmesi sağlanmasıdır. Çalışma ortamının (hastane,
laboratuvar, klinikler, hayvan barınağı, kesimevi, paketleme atölyeleri, kişisel
bakım merkezleri, atık arıtma atölyeleri vb.) mimari yapılarının işlevlerine
uygunluğu sağlanmalıdır. Uygun yalıtım ve dezenfeksiyon önlemleri alınarak
enfeksiyon zinciri engellenmelidir. Çalışanlar için aktif bağışıklama
yapılmalıdır.
•Çalışanlar, biyolojik etkenlerin bulaşma riski bulunan çalışma alanlarında
herhangi bir şey yiyip içmemelidir. Tüm çalışanlar uygun koruyucu giysi veya
ve ekipmanı kullanmalıdır. Gerekli koruyucu ekipmanlar belirlenmiş bir yerde
uygun olarak muhafaza edilmeli, her kullanımdan sonra ve kullanımdan önce
kontrol edilip temizlenmelidir. Biyolojik etkenlerle kirlenmiş olabilecek iş
elbiseleri ve koruyucu ekipman, çalışma alanından ayrılmadan önce
çıkarılmalı ve kirlenmiş bu elbiselerin ve koruyucu ekipmanın
dekontaminasyonu ve temizliği sağlanmalı, gerektiğinde imha edilmelidir.
• Bütün bu uygulamalar yapılırken Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığının Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliği esas alınmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir